Yalın üretim sistemi

Stokların yönetimi firma için hayati önem taşımaktadır. Burada yalın üretimin sözü ettiği en büyük muda ‘dan söz etmiyorum. Bildiğimiz BT ile stokların kontrolünden bahsediyorum. Tecrübelerim göstermiştir ki Türkiye ‘de firmaların azımsanmayacak bir miktarı stoklarını bilmiyor, dolayısıyla maliyetlerini, kar durumunu bilmiyor. Böyle olunca da esasen koyu bir siste araç kullanmak gibi kararları gözünü kapatarak ve tamamen duyguları kullanarak veren işverenler ve yöneticilere sahip.İlginç olan ise bir yazılım şirketi ile anlaşınca stokları kontrol edeceğini düşünen yönetici ve işveren oldukça fazla. Bu düşüncelerini de hayata geçiriyorlar, sonuçta milyonlarca lira harcayan ancak hala stoklarını kontrol edemeyen firmalar ortaya çıkıyor.

Yazılım firmaları ise kendi sahalarının dışına çıkarak, stok yönetimi sistemini yazılımı oluşturunca kendi kendine çözülen bir şey sanarak akla hayale gelmeyecek çözümleri uygulamaya alıyorlar, sonuç olarak burada da excel tablosunun BT yazılımına aktarılmış halleri ortaya çıkıyor.

Oysa stok yönetimi başlı başına bir sistemdir, hangi yazılım ile yaparsanız yapın, sistemi doğru kurmadığınız zaman stok yönetiminde başarılı uygulama yapma şansınız yoktur. İşte tam bu noktada yalın üretim sisteminin önemli bir parçası olan yalın lojistik karşımıza çıkmaktadır. Yalın lojistik ile birlikte bir çok kavram stok yönetimi süreçlerine girmiştir. Böylelikle stok yönetimi gerçek değerini bulmaktadır. Yazılımlarda maksimum verim elde edilmekte ve 7 Mudanın en önemlilerinden biri olan stok kontrol altına alınabilmektedir. Yalın lojistik ve stok yönetimi için yazılım üzerinde yapılması gerekenlere değinelim; ilgili kavramları açıklamaya çalışalım; uygulama örneklerinden bahsedelim.

İnsanların tarih öncesi devirlerden bu yana geliştirdikleri alet edevat ve makineler günümüz şartlarında da, teknolojiyi göz önünde alarak, insansı makineler ( robotlar ) olmak üzere sürekli bir gelişim içerisindedirler. Bu gelişim evrelerinde karşımıza çıkan en önemli olgunun ‘’HIZ’’ olduğu ortaya çıkmaktadır. Tüm süreçlerin arkasında tüm iyileştirmelerin arkasında yatan şey hız olgusu dur.

Günümüzde her şey ‘’ HIZ’a’’ endekslenmiş durumdadır etrafımıza, yaşantımıza bir bakacak olursak , kullandığımız bilgisayarları örnek alalım, insanların talepleri, sürekli daha hızlı işlemci daha hızlı veri inceleyen ve ekranımıza çok daha çabuk görmek istediğimiz veya çok daha çabuk açılıp kapanan PC ler veya yemek yeme alışkanlıklarımız ‘’fastfood’’ hızlı tüketim yiyecekleri hemen, ayak üstü en az zaman kaybı ile, tekstil ürünleri gene öyle , kullandığımız her şey de hızı aradığımızı bu yönde evrimleştiğimizi gözlemlemekteyiz.

Yalın Üretim Sistemi (YÜS )ile ilgili bilgi edindikten sonra, hemen her yönetici, bu sistemi işletmede hemen uygulamalıyım düşüncesine kapılmaktadır. Sitedeki yazılardan da takip ettiğiniz gibi, YÜS pek çok modülden oluşan, tüm kayıpların ortadan kalktığı, tıkır tıkır işleyen bir üretim modelidir. Sistem son tahlilde, verimliliğ ve karlılığı arttırmayı hedeflemektedir. YÜS sistemi, bu sonuçları, her unsurunun en üst düzeyde uygulanmas sonucunda üretebilen ideal bir sistemdir.

YÜS’e geçişin önemli bir değişim olduğunu ve bu değişimin çok dikkatli yönetilmesi gerektiğini önceki yazılarda belirtmiştik. Konu ne olursa olsun, değişimi gerçekleştirmek için, geçiş sürecini bir plan dahilinde ve sabırla yönetmek gerekir.

Konumuz "Yalın Üretim" ve "Yalın Yönetim" . Bunlar, hayatımızın her alanında değişim yaratabilecek kavramlar. Sosyal hayatımızda, çarşıda-pazarda, her yerde bu kavramlardan ve bu kavramlarla değişim yaratabiliriz/yaratılabilir. Bu haftaki yazımızda günlük hayattan birkaç "yalın" uygulama örneği vermek istiyorum. Hepsi gerçek hikayeler. Etrafınıza bu gözle baktığınızda, sizin de pek çok örnek bulabileceğinizden eminim.

Kısa Bilgi: Etrafta, bu gibi örnekler bulabileceğimiz gibi, pek çok konuda küçük müdahelelerle büyük değişiklikler yaratmak mümkün olabilir. İçinde bulunduğumuz sistemin, hangi ölçekte olursa olsun, karmaşıklığından bahsetmiştik hatırlarsanız. Karmaşıklık dediğimiz şey, basit döngülerden ve basit yapılardan oluşur. Karmaşıklık bu basit yapıların biteviye tekrarlanmasından ve birbirleri ile etkileşimlerinden oluşur. Bu bağlamda, karmaşıklığı yönetmek, basit yapıları keşfetmekte ve onları isteklerimiz doğrultusunda yeniden düzenlemekten geçer. Endüstride, küçük adımlarla büyük problemlerin çözümlenmesinden bahsedilir. ( Keizen ) Bu metodoloji, karmaşıklığın yönetimini çok basite indirger. Küçük adımlarla, küçük iyileştirmelerle, büyük sistemde büyük değişiklikler yaratabilirsiniz.

Her türlü değişim için, insan zihninin refleksi, “inkar” etmektir.

Değişime karşı doğal bir direnç söz konusudur.

İşletme organizasyonunda bu direnç, kollektif olarak sergilenir.

İnsanlar birbirlerinden habersiz aynı davranışı sergiler.

Bu davranışın temelinde “tehdit” algısı yatar.

Mevcut düzenin/sistemin değişmesini kimse istemez.

Yapıda/organizasyonda gerçekleşen bir değişiklik, tüm süreçlerde

değişime yol açar. Organizasyonda yer alan kişiler, yeni oluşan duruma göre

kenilerini konumlandırmakta zorluk çekerler.

Site Bilgileri

Kullanıcılar
5561
Makaleler
328
Makale Görünüm Sayısı
1167538

Kimler sitede

233 ziyaretçi ve bir üye çevrimiçi