Ana sanayi firmaların performansları tedarikçilerinin performansı ile doğrudan ilintilidir. Ana sanayi firması olarak teslimat performansı, kalite performansı, satış sonrası hizmetler performansı, maliyet ve dolayısıyla karlılık tedarikçilerinin sağlayacakları performans ile doğrudan bağlantılıdır. Üstelik ana sanayi müşterisi tarafında tedarikçi ile ilgili hiçbir algı oluşmadığından oluşacak herhangi bir sorun doğrudan ana sanayi ile ilgili görüneceğinden müşteri memnuniyeti anlamında sorunlarla karşı karşıya kalınmaktadır.
Tüm firmalar bunun bilincinde olduklarından tedarikçiler ile ilgili bir çok geliştirme programlarını uygulamaktadırlar. Bu programların temel hedefi tedarikçileri geliştirmek olmakla beraber, aslında temel olarak belirli performanslarını doğrudan hedef olarak almaktadırlar. Bütün bu uygulamalar önceden belirlenmiş bir takım hedeflere yöneliktir. Şimdi bu hedeflerin neler olduğunu ve neden iyileştirilmeleri gerektiğine değinelim.
-
Teslimat süresinin kısaltılması: Tedarikçilerin en önemli performanslarının başında her hangi bir siparişin teslim edilmesi süresidir. Bu süre stok seviyesini, ana sanayi müşterilerine teslimat sürelerini, planlama sorunlarını, ERP yatırımlarını, kullanılan alan maliyetlerini, diğer tedarikçilerin teslimat performanslarını ve daha bir çok kriteri etkilemektedir. Teslimat süresinin kısalması ile nakit akışından, kullanılan alana, kalite sorunlarından, taşıma maliyetlerine kadar bir çok alanda sorunlar azalmaktadır. Temel olarak teslimat süresi iki ana bileşkenden meydana gelmektedir. Katma değer üreten (VA) ve katma değer üretmeyen (NVA) zamanlar. Teslimat süresi kısaltmak aynı zamanda NVA zamanların azaltılması demektir ki bu zaten maliyetlerin de azalması demektir. Sonuç olarak odaklanılması gereken en önemli konulardan biri teslimat süresidir.
-
Minimum sipariş miktarının azaltılması: Bir çok yan sanayi kolunda en önemli sorunlardan biri de minimum sipariş miktarlarıdır. Böyle bir miktarın varlığı ana sanayi firmasının da minimum üretim miktarını ortaya çıkararak, maliyetler, stok seviyesi, planlama periyotunun uzaması ve daha bir çok süreç ile ilgili sorunların oluşmasına neden olmaktadır. Firmalarda çoğunlukla model değişim süresine ve nakliyeye bağlı olarak ayarlanan minimum sipariş miktarı planlama çalışanlarının kabusu haline gelebilmektedir. En iyi bu miktarı birim miktara indirmek için çalışmaktır. Hiç olmazsa modelleri etkileyen parçalarda bu durumu sağlamak oldukça yararlı bir sonuç elde etmenize yardımcı olacaktır.
-
Kalite seviyesi (PPM): Özellikle kanban ve milk run uygulamalarında kalite ile ilgili her türlü sorun sistemin doğru şekilde işlemesinin önünde engel olarak sizi beklemektedir. Oluşan her sorun kanban ve milk run uygulamanızı biraz daha geciktirecek ve hatta olasılıklar dışına çıkaracaktır. Temel olarak firmanın kalite seviyesini yükseltmek ise öncelikle sorunları doğru şekilde algılamasına bağlıdır. Sorun ile ilgili bilgileri doğru şekilde tarif edilmiş ve hızlı bir şekilde elde edemeyen tedarikçi yapacağı önleme ve iyileştirme çalışmalarında yeterli başarıyı gösteremeyecek ve hatta hiçbir yararı olmayan çalışmalar yapmaya yönelecektir. Bu nedenle tedarikçilerin kalite seviyesini yükseltmenin ilk adımı iletişimin doğru şekilde ve hızlı olamasını sağlamak olmalıdır.
-
Kaizen kültürü ve sorunları önleme kültürünün yaygınlaştırılması: Bir çok firma halen geçmişte kalan sorunları çözme kültürü ile boğuşmaktadır. Oysa sorunları çözmek maliyetlerin oluşmasına izin vermektedir. Çözeceğiniz bir sorun oluştuktan sonra maliyet de oluşmuş demektir. Bu nedenle tedarikçinin sorunu önlemek üzere yapacağı çalışmalara ağırlık vermesini sağlamak yapılacak en akılcı çalışma olacaktır. Türk kültürü ve yetişme tarzından kaynaklanan ve firmalarda kemikleşmiş temel davranış şekli ise oluşan sorunu çözmek yönündedir. Bu bağlamda tedarikçi geliştirme bölümlerinin ve satınalma bölümlerinin işleri çok fazla ve zor uygulamalardan oluşmaktadır. Ancak yine de bir şekilde başlangıç yaparak önleme kültürünün yaygınlaşmasını sağlamak ana hedef olmalıdır.