Her türlü değişim için, insan zihninin refleksi, “inkar” etmektir.
Değişime karşı doğal bir direnç söz konusudur.
İşletme organizasyonunda bu direnç, kollektif olarak sergilenir.
İnsanlar birbirlerinden habersiz aynı davranışı sergiler.
Bu davranışın temelinde “tehdit” algısı yatar.
Mevcut düzenin/sistemin değişmesini kimse istemez.
Yapıda/organizasyonda gerçekleşen bir değişiklik, tüm süreçlerde
değişime yol açar. Organizasyonda yer alan kişiler, yeni oluşan duruma göre
kenilerini konumlandırmakta zorluk çekerler.
Bu durum bir belirsizlik ortamı oluşturur. Bu ürkütücüdür.
İnsan zihni belirsizliği sevmez.
Belirsizlik süratle giderilmeli, yerini bir düzenle değiştirmelidir.
“Tehdit” algısının temelinde bu yatar.
Yalın üretim tekniklerini işletmenize uyarlamak için çalışmaya başladığınızda
da aynı şeyler olur.
Bilinen ve alışılmış üretim yaklaşımının yerine “yeni” bir yaklaşım oturtmaya
çalışırsınız.
Alışılmış düzeni değiştirirsiniz.
Konfor ve güven alanı kaybolur.
İnsanlar, yeni düzendeki rollerini, konumlarını kestiremezler.
Bir belirsizlik ortamı oluşur.
İnsanlar bunu tehdit olarak algılar. Ve içgüdüsel olarak direnç gösterirler.
Bildikleri, belirsizliğe yer olamayan, mevcut düzenin devamını isterler.
Bu direnci ortadan kaldırmak, herkesi değişimin bir parçası olmaya ikna etmek
gerekir. Zorlu bir süreçtir. İyi yönetilmesi gerekir.
Iyi yönetilmezse, tüm çabalara karşı, “yalın üretim” düzenine geçiş mümkün olmaz.
Mümkün olmadığı gibi, mevcut durum da olumsuz etkilenir.
İşletmeniz ciddi zararlara uğrayabilir.
Kritik olan konu, oluşan “belirsizliğin” ortadan kaldırılmasıdır.
İnsan zihni, “belirsizliği” sevmez.
“Belirsiz” olanın yerine, “belirli” olan zihindel modeller bir şekilde konulmalıdır.
Belirsizliğin giderilmesi süreci,rastlantılara bırakılmamalıdır.
Siz, projenizin teknik detayları ile uğaşırken, insanları kendi haline
Bırakırsanız; Değişik faktörler, rastlantısal olarak, sizin kontrolünüz
dışında; insanları etkiler.
Zihinlerdeki belirsizlik, bir şekilde giderilir.
Ancak, belirsizliğin yerine konulan zihinsel modeller, inisiyatifinizin
dışında kalır.
Kemikleşmiş direnç, değişimin bilinçli/bilinçsiz engellenmesi gibi sonuçlar
ortaya çıkar.
Yapılması gereken, projenizin başlangıcında oluşan, belirsizlik ortamını
bilinçli olarak yönetmektir.
Belirsizlikleri, endişeleri gideren siz olun.
İnsanların zihninde, belirsizliğin yerine konulacak olan zihinsel modelleri
siz şekillendirin.
Bu şekilde, insanlar, size ve projenize güven duyabilirler.
Ve giderek, değişimin bir parçası olmak için çalışırlar.
Bu noktada, işletmede inanılması güç şeyler olmaya başlar.
Yaratıcı fikirler ortaya atılır.
Bir sinerji oluşur.
Herkes, tüm çalışanlar, gizli kalmış potansiyellerini ortaya koymaya başlar.
Tüm sorunlar kısa sürede aşılır.
Belirsizlik döneminin ve sonrasının yönetilmesine dair önerilerimi gelecek
yazılarımda paylaşacağım.
M. Fatih sütçüler