APQP - ileri ürün kalite planlama teknikleri

Evet haklısınız tuhaf bir soru ve aslında zor bir konu; şuan benim içinde zor, pat diye soru ile karşı karşıya kalan içinde zor bir konu, eğitimlerimin bir çoğunda kalite ile ilgili konu açıldığında sorarım topluluğa, katılımcılara ‘’Kalite nedir?’’ diye, önce bir suskunluk olur biraz zaman geçer topluluktan birileri başlar bir şeyler söylemeye öz güveni biraz yüksek olanlar başlar söz almaya, genelde ilk cümleler şöyle gelir. Satın aldığım ürünün uzun ömürlü olmasıdır! der, bir başkası hemen peşine dayanıklı olmasıdır! Der, kimisi ucuz olmasıdır! der! İçlerinden birisi kısık sesle kendi zor duyabileceği bir ses ile mırıldanır işte bir firmanın hep ürettiği şeyi hep aynı şekilde üretmesidir! der, daha birçok farklı ses ve farklı düşünce ortaya çıkar aynı şuan sizlerin zihninde de soruyu aldığınızda oluşan his gibi ve hemen şimdi kaliteyi tanımladığınız cümleler gibi… bir bakarsınız ki topluluk size bir birinden farklı birçok kavram söylemiş. Ve soru tekrar zihni sinir bir şekilde topluluğa yöneltilir arkadaşlar hepiniz doğru söylüyorsunuz hepinizin söylediği doğru bunlardır kalite ama herkes farklı şeyler söyledi ama ortak bir şey diyemedik hangisidir acaba diye soru tekrar onlara dönmüştür. Topluluk bu sefer daha da sus pus olmuştur cevap veren yok hemen uyanıklardan birisi soruyu bana yöneltir nedir o zaman kalite diye bana çevirir soruyu J haklıdır aslında hayatımızın bir çok anında kullanırız hatta ve hatta birçok alışverişte ‘’yaa sen beni dinle kaliteli olan o sen onu al’’ diye de yönlendirmeye çalışırız etrafımızdakileri.. evet kalabalık benden cevap bekliyordur bakışırız öyle bende beklerim beni biraz tatmin edecek kelimeler cümleler çıkacak mı diyerek.. bazen ip ucu veririm olayı yakalar bazıları.

Sonra sohbet devam eder konu, ve alırım sazı ele; arkadaşlar birçok şey söylediniz hepiniz haklısınız ancak ben buradan şunu çıkarıyorum kalite kavramı öyle bir şey ki kişiden kişiye değişiyor ‘’Göreceli bir kavram    kalite’’ sana göresi, bana göre si var değil mi? sizin cevaplarınızdan öyle anlıyorum. Uğultu başlar biraz zaman geçince ‘’evet te hala siz söylemediniz kalite nedir’’ diye sabırsızlananlar olur J

Bende çok uzatmadan kendi düşüncelerimi paylaşırım evet arkadaşlar ‘’Kalite az önceki deneyde olduğu gibi kişiden kişiye göre değişen müşterilerin talepleri ve istekleri doğrultusunda şekillenen bir kavramdır ve benim tanımım ile ‘’Bir ürünün kalitesi veya bir hizmetin kalitesi onu talep eden müşterinin beklentilerini karşılayabilme ölçüsüdür’’ derim ve susarım biraz… sonra devam ederim evet arkadaşlar kalite kavramı müşteri beklentilerinin karşılanması veya karşılanamaması olarak karşımıza çıkar. O yüzden hiçbir ürüne veya hizmete kaliteli veya kalitesiz diyebilmek ilk bakışta doğru değildir. Bir örnek verelim Çin malları kalitesizdir diye bir söz yerleşmiştir güncel konuşmalarımıza bu yaklaşım ve düşünce yanlıştır. Düşünebiliyor musunuz hem kalitesiz diyerek sınıflandıracaksınız hem de milyonlarca adet satılacak? Biz kalite kavramını çokta doğru kullanmadığımız içindir aslında bu çelişki, her ürünün bir alıcı kitlesi vardır. Kalite kavramı anlamında yukarıda bahsettiğim örneklemelerde olduğu gibi kimisi için ucuzdur bir ürün, kimisi için hızlıdır bir ürün, kimisi için daha uzun ömürlüdür bir ürün, kimisi için büyüktür bir ürün vs. vs.. mesela hepimizin günümüzde elinden düşürmediği cep telefonları örneğini kullanacak olursam- arkadaşlar hangisi sizin için kalitelidir. Huawei mi? Samsung mu? Apple (iphone) mı? Herkesin bir cevabı var, kimisi iphone hastasıdır kalite odur onun için, kimisi Samsung’un bir özelliğini beğenir onu ister, kimisi Huawei çok daha üstün teknolojiye sahip o yüzden daha kaliteli der. Aslında yine yukarıda ki deneye dönmüş oldum herkesin beklentisi ve istekleri farklılık gösterir. Bu sebepler ile siz işletmelerinizde buradan yola çıkarak ürettiğiniz ürünlerde veya hizmetlerde müşteri beklentilerinizi netleştirin ürettiğiniz aynı ürün için bile x müşteri sizden olmazsa olmaz bir ölçü parametre beklentisi oluşurken y müşterisi için x müşterisinin beklentisindekilerin hiçbir önemi olmayabilir başka bir özelliğine takılır ve o yüzden onu ister. İşte renk tonu bu olsun çekme dayanımı bu olsun cross cut testini bunu istiyorum kaynak şöyle olsun dikiş uzunluğu bu olsun kimisi görsele takılırken kimisi teknik değerlere malzeme kabiliyetlerine takılır, aklınıza gelebilecek bir sürü müşteri isteği.

Youtube üzerinde porblem çözme teknikleri webinarı

FMEA kökeni tarih öncesine dayanan “bilimsel çalışma” olarak adlandırabileceğimiz bir tekniği temel alan proaktif yönetim tekniğidir. Bilinen bütün büyük firmalarda uygulanmaktadır. Ne yazık ki ülkemizde bu uygulanma günümüze kadar pek az rağbet görmüştür. Bunun temel nedeni, her ne kadar batıya yönelen bir yönümüz olsa da, orta doğu ve doğu kültürünün üzerimizdeki yoğun baskısıdır. Bu neden ile proaktif olmak konusunda oldukça zorlanıyoruz. Bir çok yönden planlı, hedefe odaklı ve geleceğe yönelik bir çalışma yapmak bizim için oldukça yeni. Kervanı yolda dizen, neredeyse yarını bile planlamayan, hele bir başlayalım demeye alışmış, plan yapmayı zaman planı yapmak ile karıştıran bir yapıya sahibiz. Bu nedenle FMEA çalışmaları yapanlara yönetim ve işverenler çalışmıyor gözü ile bakar, ortaya çıkan aksiyon ve dokümanlar dikkate alınmaz, acil sorunların olduğundan bahisle bu çalışmalara katılanlar ve ürettikleri bir kenara itilir. Hatalı üretimi tamir edebilenler, günlük sorunları çözebilenler, koşturmaca içinde çalışanlar ön plana çıkarılır, iyi çalıştıkları veya çok iyi yönettikleri dile getirilir ve hatta bu kişilere anormal maaşlar ödenir.

Oysa stratejik düşünmek, hataları olmadan önce öngörmek, sistemi enine boyuna planlamak, her riski azaltarak çalışmak çok daha ucuz ve kolaydır. Bunu düşünme yeteneğine sahip çalışanlar şirketin bel kemiği ve göz bebeği olmalı, öne çıkarılmalıdırlar. Elbette günlük sorunların çözümü, işin sürekliliği önemlidir, ancak geleceği planlamak, problemleri önceden öngörmek esastır. Buna zaman ayırmadan uzun vadeli bir başarıdan söz edilemez. FMEA çalışmaları çoğu zaman sıkıcı, yorucu, sonuca ulaşması uzun süren çalışmalar olmakla beraber yönetim ve iş veren gereken desteği kesmemelidir. Elbette ki FMEA çalışması işi abartmak, olmayan problemlere çözüm bulmaya çalışmak ve çatışma nedeni olarak kullanmak isteyenler tarafından kötü olarak kullanılmaktadır, ancak yönetim ve iş veren olarak dengeyi bularak doğru amaçlar için kullanmayı teşvik etmeyi sürdürmek gerekir.

Kimler sitede

91 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Site Bilgileri

Kullanıcılar
6480
Makaleler
346
Makale Görünüm Sayısı
2344449