Kaizen - Sürekli İyileştirme

Karakuri japon kültüründe kendi kendine hareket edebilen mekanik özelliği olan bir bebektir. 17. yüzyıldan kalan geleneksel bebek, günlük hayatın, festivallerin ve geleneksel tiyatronun bir parçasıdır. Günlük hayatta çay sunumu sırasında kollarına bir fincan çay konan karakuri bebeği çayı yürüyormuş gibi ileri hareket ederek ve başı ile selam vererek sunmaktadır.

Karakuri

Çay fincanı alınıp yenisi konduğunda her şey baştan başlayarak otomatik şekilde kurulmaktadır. Yukarıdaki resimde karakuri bebeği verilmiştir. Tiyatroda karakuri bebeği çok çeşitli şekilde ve hareketler sunabilmektedir. Yine hikayeyi anlatmak için kendi kendine hareket edebilen bebek bir eşliğinde hikayeyi sunmaktadır. Ayrıca festival için kullanılan karakuri bebekleri de bulunmaktadır. Aynı şekilde yine müzik ve robotik hareketlerle sunum yapılmaktadır.

Japonya’nın geleneksel bebeği günümüzde bir çok yönü ile kaizen çalışmalarına ilham kaynağı olmuştur. Burada kullanılan teknikler enerji tasarrufu yapmak için malzeme hareketlerinin yapılması için kullanılmaya başlanmıştır. Malzemenin kendi ağırlığından faydalanarak sistemin kurulması ve hareketin sağlanması amaçlanmaktadır. Böyle enerji ihtiyacı olmadan malzeme hareketinin otomatik bir şekilde yapılması sağlanmaya çalışılmaktadır.

Yalın üretim uygulamalarına başlayanların önündeki en büyük engel, sizlerin de bildiği üzere, teknik sorunlardan önce değişime karşı gösterilen dirençtir. Hemen hemen tüm uygulamalarda bu direnç ile karşılaşmak mümkündür. Bazı durumlarda büyük bir karşı durma şeklini bile almaktadır. Eminim sizler de bir çok konuda bir yenilik getirmek istediğinizde bu dirençle karşılaşmış ve birçok durumda vazgeçmişsinizdir. Yapacağınız değişim insanları doğrudan etkilesin veya etkilemesin herkesin bir karşı duruşu olmuştur. Bu durum motivasyonu olumsuz etkilemekte ve projenin başlangıcında olumsuz hava oluşturarak başarı olasılığını azaltmaktadır. Değişime karşı olan direnci incelediğimizde insanların birçok nedenle direnç gösterdiğini anlayabiliriz. Bunları ve nedenlerini ayrıntıları ile inceleyecek olursak;

  1. Değişime olan ihtiyacın anlaşılmamış olması: Çalışanların değişime olan ihtiyacı yeterince açık şekilde anlamamış olmalarından kaynaklanan dirençtir. Çalışanlar her şeyin iyi gittiğini düşünüyor olmaları nedeni ile yapılacak değişimin gereksiz olduğunu düşünüyor olabilirler. Çalışanlar çoğu zaman sorunlar ile görevler arasındaki farkı algılamakta güçlük çekebilirler. Örnek vermek gerekirse enjeksiyon makinesi çıkışında çapak almakta olan kişi bunu bir iş olarak göreceğinden kalıbın veya makinenin düzeltilmesi gerektiğini anlamakta zorluk çekebilir. Özellikle uzun yıllar bir işi yapmış olan kişilerin bunca senenin sonunda aynı şekilde yapma istekleri nedeni ile direnç göstermeleri doğaldır. Çoğu zaman teknik olarak bir kısıt olmadığı halde teknik nedenleri de engel olarak ortaya çıkarmaları görülebilir.

Bir çok kişinin aklında geçen temel sorulardan birisi de kaizen çalışmalarının nereden başlaması ve hangi adımlarda devam etmesi gerektiğidir. Bu soru çoğu zaman kişileri uzun zaman düşündürür ve hatta öyle bir hale gelir ki çalışmalar hiç başlayamaz. Özellikle üst yönetim eğer sorunlarının farkına varmış ise nereye el atacağını bilemez duruma bile düşer. Rakiplerin müşterilere verdiği fiyatlara, teslim sürelerine vb. kriterlere hayretle baka kalırlar ve bunu nasıl yaptıklarını anlayamazlar.

Durum bu haldeyken bile kaizen çalışmalarını bir an önce başlatmak için yapılması alınması gereken stratejik kararlar vardır. Şimdi kaizen çalışmalarının başlangıcında olan firma ve yöneticilere yol gösterecek ip uçları vererek bir an önce çalışmalara başlamaları konusunda cesaretlendirelim.

Kaizen uygulamaya başlamak stratejik karardır. Kaizen çalışmalarına başlamak, bu yolla iyileştirme yapmaya çalışmak yeni bir stratejinin firma bünyesinde vücut bulması anlamına gelmektedir. Firmanın kaizen çalışmalarından azami faydayı elde etmesi için dikkat etmesi gereken bazı konular vardır. Kaizen temel olarak müşteri açısından büyük katkıları sağlayacak, müşterinin algısını firma üzerine toplayacak işlere yönelmelidir. Bunları şu şekilde sıralamak mümkündür;

Yalın üretim sisteminin temel taşlarından biri de KAIZEN uygulamalarıdır. Kaizen çalışmaları sürekli iyileşmeyi sağlayarak yalın üretim sisteminin mükemmelleşmesi yolunda ilerlemesini sağlar. Aşağıda da değineceğimiz üzere kaizen çalışması kişilere bambaşka bir bakış açısı kazandırır. Daha önce çözülmesi bir yana üzerinde konuşulması bile düşünülmeyen problemler çözüme kavuşur. Çalışanlar kaizen çalışmaları ile birlikte adeta boyut değiştirir, başka bir dünyaya başka bir çalışma ortamına geçerler.

Firmaların hayatları boyunca önemli bir dönüm noktası kaizen çalışmalarına başlamasıdır. Kaizen çalışmaları ile birlikte firma ve çalışan bütünleşir, birlik olur ve ileriye atılır. Bu atılım sinerjinin verdiği bir güçle olur ki artık atılan adımlar küçük adımlar olmaktan çıkarak çok daha büyük iyileşmelere yol açar.

Üretimde verimli olmak yeterli mi? Bu güne kadar ziyaret ettiğim birçok firmada karşılaştığım en temel başarı ölçüm kriterlerinden biri “verimlilik” olmuştur. Verimli çalışmak yönetim tarafından yeterli görülmektedir. Birçok durumda da üretimin karlılığı hesaplanarak, çok üretim, çok kar anlamına gelecek değerlendirmeler yapılmaktadır. Yapılan değerlendirmenin bir temel dayanağı vardır, temelde üretilen ürünlerin satılacağı ve önceden belirlenen fiyattan satılacağı varsayılmıştır. Böylece üretim maliyeti her zaman satış maliyetinin altında kalacak ve hatta önemli kar oranları çıkacaktır.

Oysa gerçek belirlenen durumdan oldukça farklıdır. Öncelikle aşağıdaki üç önemli kural ticari olarak geçerlidir ve tartışmasız bir gerçektir.

Site Bilgileri

Kullanıcılar
6099
Makaleler
333
Makale Görünüm Sayısı
1692762

Kimler sitede

74 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi