Kaizen - Sürekli İyileştirme

Genel olarak verimlilik çıktıların gidilere oranı olarak tarif edilmektedir. Nedendir bilinmez, firmalarımız hattın ürettiği miktarın üretmesi gerekene oranı olarak tanımlamışlar ve bu şekilde kullanıyorlar. Oysa üretim miktarlarının verimlilikle (veya eskilerin deyimi ile ‘randımanla’) çokta bağlantılı değildir. Bunu açıklamak için şöyle bir örnek verelim. Diyelim bir hattınızda ürettiğiniz bir ürün var. Bu ürünün birim zamandaki üretim miktarını artırmak gibi bir hedef belirlediğiniz zaman verimliliğini artırmış olmuyorsunuz. Birim zamandaki üretimi artırmak için yapacağınız çalışmalar girdiler ile çıktılar arasındaki oranı değiştirmek zorunda değil. Siz birim zamanda daha fazla üretiyor olabilirsiniz ancak temelde birim zamandaki üretimi artırmak için girdileri artırmanız yeterlidir. Yani daha fazla makine, iş gücü ve hammadde kullanarak birim zamandaki üretim miktarını artırabilirsiniz. Ancak bu sizin verimli olduğunuz anlamına gelmiyor.

Üretim hatlarında temel kayıplar vardır. Bu kayıplar nedeni ile makine verimlilikleri beklediğimiz değerden oldukça düşük çıkabilmektedir. Hatta doğru hesaplanan OEE değerleri ile çalışma yapılmamış bir firmada 30% - 50% arası bir değerdir. Bu verimlilik oranı size inanılmaz geldi ise siz de kendi firmanızda OEE değerlerini doğru bir şekilde hesaplayın. Göreceksiniz ki bu değer konusunda yanılmıyoruz.

 

Şimdi biz verimlilik veya OEE kayıplarını inceleyelim...

 

Hayatımızda sürekli olarak ödediğimiz maliyetler var. Evde olsun, işte olsun bu sorunlarla yaşamayı öğrenmişizdir. Pek çok kişi akan musluğu, bozuk lambayı, hava alan percereyi tamir etmez, öylece brakır. Bu aynı zamanda sürekli olarak cepten çıkan para demektir. Aynı şey iş yerinde de geçerlidir. Kafası yalama olmuş civata, çekiç ile dövülerek ezilmiş ve bu nedenle ayar tutmayan kalıp, aparat, yağ damlatan hortumlar gözümüzün önündedir. Ama kimse görmez ve sorunu gidermez.

Gelin bu yılı KAIZEN yılı ilan edelim ve bu küçük sorunlardan kurtulalım. Artık bu kendileri küçük ama maliyetleri büyük sorunlarla yaşamayı bırakalım. Bu yılın sizin için de başarı dolu bir yıl olmasını nasıl sağlayacağınızı öğrenmek için buyurun devamını okuyun...

Sürekli iyileştirme (kaizen) çalışmalarının  en önemli özelliği iyileşmenin adım adım ancak ileriye doğru olmasıdır. Bu çalışmaların temel sonucu olmalıdır. Her yapılan iyileştirme kalıcı olmak durumundadır. Kalıcı olmaması ileriye doğru adım atmanın önündeki en büyük engeldir.

Bir iyileştirme çalışmasının kalıcı olmaması diğer çalışmalara olan inancı etkileyecektir. Böylece kaizen çalışmaları giderek usulen yapılan çalışmalar, hatta zaman öldürme için gidilen çalışmalar haline gelecektir. Bu en kötü durumdur. Çünkü artık firmada iyileştirmenin sınırına gelindiği, kimsenin daha iyisini yapamayacağı görüşü giderek hakim olur. Artık burada iyileştirme yapmak mümkün olmaz.

Hepimiz “burası Türkiye…” ile başlayan konuşmaları duymuşuzdur. Bu tür konuşmalar problemlerin kanıksandığı, kimsenin aldırış etmediği ve çözümün veya değişimin gerçekleşmeyeceği inancımızı dile getirirken sıkça kullanılan cümlelerdir.

Peki nedir bizi bu düşünceye iten? Firmamızda bunu nasıl önleriz?

Toplam Ekipman Verimliliği OEE (Overall Equipment Effectiveness)

Toplam Ekipman Verimliliği OEE, mevcut durumumuzu ve iyileştirme yapmamız gereken konuları belirlememizi ve planlamamızı sağlayan, yaptığımız çalışmaları takip etmemize yardımcı olan ve yalın üretim vizyonunu destekleyen bir göstergedir.

OEE hesaplanırken bir ürünün üretildiği rota üzerindeki tezgah ya da tezgahlardaki kapasite kaybına yol açacak her türlü duruş ve verimsizlik göz önüne alınır. Planlanmış çalışma zamanı içindeki makine etkinliğidir.

Site Bilgileri

Kullanıcılar
5555
Makaleler
328
Makale Görünüm Sayısı
1163173

Kimler sitede

78 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi