Bu günkü konumuz heijunka ve yalın üretim konusunda en çok sorulan sorulardan biri olan siparişlerdeki genel dalgalanmanın nasıl yönetilmesi gerektiğidir. Temelde tüm işlerde dönemsellik veya mevsimsellik diyebileceğimiz bir azalma çoğalma olgusunun daima olduğudur. Bu dönemsellik kimi sektörlerde gün içinde olurken kimsin de ise hafta, ay ve sezon içinde olmaktadır. Örneğin restoranlarda siparişler yemek saatlerinde yoğunlaşırken, diğer saatlerde azalmaktadır. Buna karşılık inşaat sektöründe havaların soğuk olduğu dönemlerde işler yavaşlarken sıcak olduğu dönemlerde hızla artmaktadır.

Üretimin dengelenmesi veya Heijunka* uygulaması bazı kesimler tarafından, tam olarak anlaşılamaması nedeniyle, zaman zaman erişilemez veya hayalî olarak nitelendirilmektedir.  Oysa değerin akmakta olduğu tüm süreçler boyunca, katma değer üretmeyen üç önemli neden vardır. Bunlar : Muda (israf), Mura (Düzensizlik), Muri (aşırı yük) olarak adlandırılmışlardır. Bu üç olgu birbirlerine bağlı olarak sistemi doğrudan etkilemektedir. Örneğin mura aynı zamanda mudanın temel nedenlerindendir.  Bu konuda doğadan örnek alan “Taiichi Ohno” şunu söylemiştir:


“Yavaş ama tutarlı kaplumbağa daha az israf üretir ve önde yarışan ve bazen şekerleme için duran tavşandan daha çok istenmektedir. Toyota Üretim Sistemi yalnızca tüm çalışanlar kaplumbağa gibi olduklarında hayata geçirilebilir.”

Orta ölçekli bir işletmenin üretim ve malzeme planlarının hazırlanmasının maliyeti nedir?

Bu soruyu cevaplarken pek çok firma yöneticisi bu maliyeti personel maliyeti ile sınırlı olarak tarif etmektedir. Oysa gerçekte maliyetler personel maliyeti ile sınırlı değildir. Daha da kötüsü yapılan planların kendileri bir maliyet üretmektedir. Özellikle ana sanayi firmaları yan sanayilerine gönderdikleri planla ek maliyet oluşmasına neden olmatadır.

Durumu bir örnekle açıklamaya çalışalım: Bir ürünü üretmek için beş ayrı makinede ardı ardına işlem yapması gereken bir firma düşünelim. Bu firmanın planlama sorumlusu hazırladığı planları makine ustalarına versin ve ustalar makinelerle plana göre üretim yapsın, buradaki kayıplar nelerdir. Şimdi onları inceleyelim.

 

Müşterimiz neyi, ne zaman ve ne kadar isteyeceğini asla bilmek istemez. O öyle bir varlıktır ki en küçük bir şeyi bulamadığı anda çok üzülür ve memnuniyeti hemen azalır. Yaşadığı zorluğu asla unutmaz ve her fiyat pazarlığı yapmamız gerektiğinde yaşadıklarını bir bir önümüze koyar. Ve kaçınılmaz olarak indirim yapmak zorunda kalırız.

Üretim her zaman neyi, ne zaman ve ne kadar üreteceğini bilmek ister. Öyle kısıtları vardır ki en küçük değişiklikte verimliliği düşer ve yeniden eski verimliliğine ulaşması uzunca bir zaman alır. Bu arada bizde mesai vermek zorunda kalırız. Maliyetler alır başını gider.

Bu koşullar altında üretim yapmak, ürün satmak ve termin tarihi vermek bir mucizedir, yinede ürün satabiliyorsak bunu yalnızca satış ekibine borçluyuz. Eh bu durumda onlara ne yapsak azdır. Onlar istedikleri zaman istediklerini kolayca bulsunlar diye ayrı depolar kiralar ve oraları stoklarla doldururuz.

Sizce bu durum ütopik bir firmayı mı tanımlamaktadır?

Site Bilgileri

Kullanıcılar
5120
Makaleler
317
Makale Görünüm Sayısı
752927

Kimler sitede

180 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi